Albinizmi Nasıl Sınıflandırıyoruz?
İki önemli albinizm çeşidi: deri, göz ve saçlarda melanin eksikliği anlamına gelen “oculocutaneous
albinizm” yada “OCA” ve melanin pigmentinin sadece gözlerde eksik olduğu; deri ve saçların normal olduğu “ocular
albinizm” yada “OA”. OCA OA ya göre daha sık görülür.
Oculocutaneous
Albinizmi Nasıl Sınıflandırıyoruz?
Çoğunluğu Uluslararası Albinizm Merkezi tarafından yapılan çalışmalar ve diğer bireysel ve aile yardımlarıyla OCA’nın sınıflandırılması yıllar boyunca çok değişikliğe uğradı. Yıllarca “albinizm” terimi sadece beyaz saçlı, beyaz derili ve mavi gözlü insanlar için kullanıldı. OCA ve renkli saç ve göz bulunan insanlar, özellikle Afrika ve Afrikan-Amerikan toplumlarında, artık kullanılmayan “tamamlanmamış
albinizm”,”parçalı albinizm” ve “tam olmayan albinizm” gibi terimlerle tanımlanmışlardır. 1960’larda Dr. Carl Witcop, OCA’nın pigmentli ve pigmentsiz tiplerini ayırmak için “saç kökü kuluçkalama” yöntemini geliştirdi ve “ty-neg” yada “tyrosinaz-negatif” ve “ty-pos” yada “tyrosinaz-pozitif” terimlerini kullanmaya başladı. Yeni koparılmış saç kökleri tyrosine yada dopa içeren test tüplerine konur ve pigment üreten hücrelerin melanin üretip üretmeyeceğine bakılır. Eğer pigment oluşmazsa test negatiftir ve ty-neg OCA teşhisi konulabilir. Eğer saç köklerinde melanin üretilirse test pozitiftir ve ty-pos teşhisi konulur. Bu basit test çok çeşitli OCA tiplerinin olduğunu göstermesine rağmen sonradan yapılan çalışmalar saç kökü kuluçkalama yönteminin çok hassas olmadığı ve bir çok yanlış negatif ve pozitif tanısı koyduğu görülmüştür. Bunun sonucu olarakta saç kökü kuluçkalama yöntemi kişiye OCA teşhisi koymakta daha fazla kullanılmadı.
Saç kökü testinin güvenilirliğini arttırma çalışmaları sırasında duyarlı saçkökü tyrosinaz enzimi aktivitesi geliştirildi. Ancak biyokimyasal çalışmalar duyarlı saçkökü tyrosinaz enzimi aktivitesi testinin de güvenilir olmadığını kanıtladı ve bu yöntemde artık kullanılmamaya başlandı.
1980’lerde OCA sınıflandırılması çok dikkatli deri, saç ve göz araştırmalarıyla genişledi. Bunun sebebi ise, farelerde pigmentasyonu kontrol eden 50 den fazla gen olduğunun bilinmesi ve OCA bulunan insanlarda dikkatli deri ve saç araştırmalarıyla bu genlerin insanlardaki karşılığının bulunabileceğinin düşünülmesidir. Platinyum OCA, minumum pigmentli OCA, sarı OCA, ısıya duyarlı OCA, otozoma bağlı kalıtsal ocular
albinizm ve kahverengi OCA’i içeren bazı OCA çeşitleri bulundu ve bunların hepsinin farklı genler tarafından oluştuğu düşünülüyordu. 1990’larda çoğu
albinizm çeşidinin genlerini tanımlayabildik ve OCA’yı saç, deri ve göz rengine göre sınıflandırmanın doğru olmadığını içerdikleri özel genlere göre sınıflamanın daha doğru olacağı bulundu.
Şimdi beş tane OCA ile ilgili bir tanede OA ile ilgili tanımlanmış gen biliyoruz.
OCA da her gen için pigmentasyon dizisi çok geniştir. Son 20 yılda belirlenen çoğu farklı OCA çeşitleri ve altçeşitleri şimdi belirli bir genetik yerle gösterilebiliyor.
Gen | Albinizm Çeşidi |
Tyrosinaz geni | OCA1(OCA1A veOCA1B) |
P geni | OCA2 |
TRP1 geni | OCA3 |
HPS geni | Hermansky-Pudlak Sendromu |
CHS geni | Chediak-Higashi Sendromu |
OA1 geni | X-linked Ocular Albinizm |
OCA1. Tyrosinaza Bağlı Ocular Albinizm
En çok görülen albinizm çeşitlerinden biri, melanositlerin içindeki tyrosinaz enziminin işlevini yitirmesi sonucu oluşan, tyrosinaza bağlı
albinizmdir. Bu tyrosinaz geninin kalıtsal mutasyonu sonucu oluşur. Melanin pigmentinin deri, saç ve gözde tümüyle eksik olduğu klasik OCA, OCA1 in en çok bilinen türüdür; ama tyrosinaz geni mutasyonuyla ilgili geniş alana yayılmış bir pigmentasyon görülür. Fenotip dizimi tam melanin eksikliğinde yarı normal pigmentasyona kadar değişiklik göstermesine rağmen göz problemleri hep vardır ve kişinin
albinizmli olup olmadığının anlaşılmasında yardımcı olur.
OCA1 olan ailelerde ve breylerde çeşitli tyrosinaz geni mutasyonu tanımlanmıştır. Çoğu mutasyon çalışmayan tyrosinaz genlerinin üretilmesine neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak melanin reaksiyon zincirinin ilk iki basamağı (tyrosine®dopa®dopaquinone) gerçekleşmez ve melanin pigmenti oluşamaz; pthway daha başından engellenmiş olur. Pasif enzim üreten yada hiç enzim üretmeyen mutasyonlar “sıfır” mutasyon diye adlandırılır.
Bazı tyrosinaz geni mutasyonları sıfır mutasyon değillerdir ama “sızıntılı” mutasyonlardır. Bu mutasyonlar çok az aktiviteye sahip enzim üretirler ama bunlar hiçbir yerde tam aktivite gösteremez.(genelde normali 1-10% si kadar) Sızıntılı mutasyonlar ve bunun sonucunda oluşan enzimler bir miktar melanin oluşturabilirler. Melaninin formasyonu ya çok küçüktür ( minimal pigment tip OCA) yada normale yakın (yanlışlıkla çekinik Otozoma bağlı OCA diye adlandırılan tip) olabilir.
OCA1 in önemli bir ayırt edici özelliği doğumdan gelen hipopigmentasyon. OCA1 den etkilenen çoğu kişi doğumdan itibaren beyaz saça, süt beyazı deriye ve mavi göze sahiptirler. İrisler açık mavi ve geçirgen olabilir ki; çevreden gelen ve parlak ışıkta tüm iris pembe yada kırmızı görülebilir. Hayatın ilk bir yada iki 10 yılı içinde irisler koyu mavi olabilir ve geçirgenliği kalabilir yada hafif pigmentlenip geçirgenliği azalabilir. Deri beyaz kalabilir yada zamanla daha renkli bir hal alabilir. Deri az pigmentli yada korunmasız ise güneşe maruz kaldığında lekeler oluşabilir yada yanabilir ama özel bir pigment üretildiyse bronzlaşabilir. Pigmentli saç ve deriye sahip kişilerde pigment yaraları (çil,ben,sivilce) oluşabilir.
OCA1A
OCA1A yada klasik tyrosinaz-negatif OCA olan kişilerde hiç aktif tyrosinaz enzimi olmadığından saç, deri ve gözlerinde hiç melanin pigmenti yoktur. Beyaz saçlı,beyaz derili ve mavi gözlü doğarlar ama genç ve yetişkin olduklarında bile bir değişiklik olmaz. Onlar hiçbir zaman bu dokularında melanin üretemezler. Fenotip dünyadaki her yaştan her etnik gurupta aynıdır. Zamanla saçlar şeffaf beyaz yerine yoğunlaşabilir yada açık sarı olabilir ama bu saç proteinlerinin farklı şampuanlar kullanılması sonucu doğal özelliklerini kaybetmesinden dolayıdır. İrisler ilk zamanlar geçirgendir ve pembe görünürler ama zamanla gri-mavi renk alabilirler. Deride hiçbir pigmentli yara oluşmaz.
Yazı gözlere yakın tutulduğunda yakın görüş iyi olsa bile görsel yeterlilik 20/200 ile 20/400 arasında kısmen-kör derecesindedir. Görüş genellikle yaş aldıkça gelişmez. Photophobia ve nystagmus OCA1A da diğer tiplerden daha çok probleme neden olmaktadır. Görüş genellikle gözlüklerle düzeltilemez ama az görenlere yardım aletleri etkili olabilir.
OCA1B
OCA1B tyrosinaz genindeki mutasyon sonucu oluşan “sızıntılı” enzim aktivitesi yüzünden oluşur. OCA1B’li kişilerdeki pigmentasyon çok az pigmetten deri ve saçlarda normala yakın pigmentlenmeye kadar farklılık göstermektedir. Farklı miktarlarda hatalı aktiviteli enzime neden olan mutasyonlu kodlama bu farklılığın ilk nedenidir ve orta miktarda hatalı aktivite normale yakın pigmentasyona ve yanlışlıkla ocular
albinizm tanısı konulmasına yol açar. Etnik ve aile pigment örnekleri OCA1B’li kişinin pigmentasyonunu etkileyebilir ve baskın pigment kalıbı olmasına rağmen bazı ailelerde saç rengi açık kırmızı yada kahverengi olabilir.
Orijinal OCA1B fenotipi etkilenen kişinin saçlarında sarı yada altın renginin melanin üretilmesinde sarı
albinizm olarak adlandırılırdı. Şimdi saç rengi düşük tyrosinaz işlevi nedeniyle oluşan pheomelanin sentezinden kaynaklandığı biliniyor. Sadece çok az miktarda dopaquinone üretilir ve bu hücrelerde bulunan sülfür içerikli bileşiklerle çok çabuk birleşerek pheomelanin oluşturur. OCA1B’nin diğer tipleri;minimum pigmentli OCA, platinyum OCA, ısıya duyarlı OCA ve çekinik otozoma dayalı kalıtımsal ocular
albinizm.
OCA1B’nin bütün tiplerinin karakteristik özelliği: doğumda hiç melanin olmaması yada çok az miktarda melanin olması ve sonraki 10 yılda saç ve deride farklı miktarlarda melanin üretilmesidir. Bazı durumlarda melanin bir yıl içinde oluşabilir. Saç rengi ilk başlarda açık sarı veya altın sarısı olur ama ergenlik ve sonrasında koyu sarıya yada kahverengiye dönebilir. OCA1B’nin ilginç bir özelliği koyu kirpiklerin oluşmasıdır. Kirpik pigmentleri genelde saç pigmentlerinde daha koyudur. İrisler, bazen irisin iç tabakasıyla sınırlı açık bronz yada kahverengi pigment üretebilir ve iris pigmenti küreye arkadan ışık verme ilmeninde görülebilir. Bazı ince-ışık testi ile gösterilebilen iris geçirgenlik dereceleri hala vardır. Görsel duyarlılık 20/90 ile 20/200 arasında bir değer alabilir ve yaş aldıkça gelişebilir.
Güneşe maruz kaldıktan sonra bronzlaşmadan yanmak daha çok görülse de OCA1B’li çoğu kişi güneşte bronzlaşabilir. Çok az çil görülür.
OCA1B’nin diğer bir tipide ısıya duyarlı OCA. Etkilenen kişilerin beyaz saç, deri ve mavi gözleriyle hayatlarının ilk yıllarında OCA1A oldukları düşünülür. İleriki gelişmelerde vücudun bazı kılları pigmentli üretilir. Kolların altındaki kıllar beyaz kalır ve kafatasındaki kıllar beyaz kalır ama hafif sarı bir renk alabilir. Bunun tersi olarak kollardaki ve bacaklardaki kıllar açık yada koyu pigmentli gelişir. Gözler mavi deri ise beyaz kalır ve bronzlaşmaz. Tyrosinaz genindeki mutasyonun ürettiği ve normal vücut sıcaklığında (kafatası ve koltuk altı) çalışmayıp daha serin bölgelerde (bacak ve kollar) çalışan bir enzim bu tip OCA1B’ye sebep olur. Sonuç olarak melanin vücudun serin bölgelerinde üretilirken daha sıcak olan bölgelerinde üretilmez.
Otozoma Bağlı Çekinik Albinizm
Birkaç yıl önce normal pigmentli ebeveynlerin çocuklarında tam olarak derisel hipopigmentsayon görülmese de
albinizmin ocular etkileri görüldü. Bu Otozoma bağlı çekinik
albinizm (AROA) olarak tanımlandı çünkü hem dişi hemde erkek etkilenebiliyordu. Şimdiki çalışmalar bu adlandırmanın doğru olmadığını gösterdi ve bu şekilde çoğu kişinin ve ailenin normal yada normale yakın pigmentasyonla OCA1B yada OCA2 olduğu görüldü. OCA1B’li üyesi her zaman görsel sorunlar yaşadığını söylese de hayatının yarısına kadar
albinizm teşhisi konulmayan bir aile bulunmuştur.
OCA-2 P-Genine Bağlı Ocular Albinizm
OCA-2 nin bazı özellikleri doğuşta görülen saçta pigmentlilik ve doğuşta yada kısa sürede oluşan iriste pigmentliliktir. Genelde güneşe maruz kalan bölgelerde olmak üzere bölge bölge (çil,ben...) pigmentli alanlar olabilir. Kesinliği olmamasına karşın aile pigment geçmişinin OCA2 fenotipine OCA1 fenotipinden daha çok etkisi olduğu görüşü bazı bilim adamları tarafından savunulmaktadır. Hem OCA1B hemde OCA2 de kişinin genetik geçmişini gösteren bir pigmentasyona rastlanır. Yaş aldıkça saçlarda pigment birikmesi olabilir ama bu OCA1B den daha nadir görülür ve genelde OCA2 li kişiler hayatları boyunca aynı saç rengine sahip olurlar. OCA2 dünyada en çok görülen
albinizm çeşididir. Bunun sebebi olarak basitçe ekvatoral Afrika daki frekans yüksekliği gösterilebilir.
Albinizmli Kafkas insanlarında, doğuştan gelen pigment miktarı minimumdan yeterli miktara kadar farklılık gösterir. Saç doğuşta hafif pigmentli olabilir; açık sarı, yada belirgin sarı, altın sarısı bazende kırmızı gibi daha çok pigmentli olabilir. Kuzey Avrupada ki kişilerde normal gecikmiş pigment sistemi olgunlaşması (ör: çocukken sarı saçlı ve ilerleyen yaşlarda daha koyu sarı yada kahverengi saça sahip olmak) ve uzun saçın olmayışı doğumdan sonra ilk birkaç ayda OCA’ i OCA2 den ayırt etmeyi zorlaştırır. Deri beyazdır ve güneşe maruz kaldığında bronzlaşmaz. İrisin rengi mavi-gri yada az pigmentlidir ve geçirgenliği pigment miktarıyla ters orantılıdır. Zamanla pigmentli benekler ve pigmentli çiller tekrarlanan güneşlenme sonucunda meydana gelebilir. Kafkas insanlarının saçları ilk on yada yirmi yıl içinde daha da koyulaşabilir.
Afrikalılar ve African-Americanlılar arasında OCA2’ nin ayırıcı bir fenotipi vardır. Deri rengi koyulaşabilse bile saçlar doğuşta sarıdır ve hayatı boyunca sarı kalır. Şaşırtıcı bir şekilde saç rengi yaşlı kişilerde koyulaşabilir ve bu durum normal yaş özelliklerinin göstergesidir. Deri doğuştan beyazdır ve zamanla değişiklik gözlenmez; bronzlaşmada gerçekleşmez. Bazı kişilerde pigmentli benekler gibi bölgesel pigmentli alanlar oluşabilir. İrisler mavi-gri yada az pigmentlidir.
African-Americanlar arasında OCA2 (doğuştan saçların renkli olması ve ocular karakterlerin bulunması olarak tanımlanır) fenotipi oldukça çok görülür ve bazı OCA2’li kişilerde kahverengi, kızıl, kumral yada kırmızı saç bulunabilir. Bunların bazıları bu ırktaki farklı gen kombinasyonlarından oluşurken bazıları da P genindeki mutasyonların P proteininin fonksiyonunu değiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Bazı kişiler ilk teşhislerde Otozoma bağlı kalıtımsal
albinizm oldukları düşünülmesine rağmen sonradan OCA2 oldukları anlaşılmıştır.
Kahverengi OCA
Kahverengi albinizm Afrikalılarda ve African-Amerikanlarda görülen ve bu güne kadar diğer toplumlarda ortaya çıkmayan bir
albinizm çeşididir. Kahverengi OCA’lı Afrikalı ve African-American kişilerin saçları doğuştan açık kahverengidir ve irisler gri yada bronz renginde olabilir. Zamanla deride renk değişikliği görülmese de saçlar daha koyulaşabilir ve irislerde daha fazla miktarda pigment toplanabilir. Etkilenen kişiler
albinizmli olarak tanınır çünkü albinizmin tüm ocular özelliklerini taşımaktadırlar. İriste nokta ve radyal geçirgenlik görülür ve makul miktarda retinal pigment bulunur. Güneş karşısında deri koyulaşabilir. Görüş keskinliği 20/60 ile 20/150 arasında bir değerdedir. Kafkas insanlarında fenotip bilinmemektedir.
Kahverengi OCA P genindeki değişim sonucu oluşan OCA2’nin tayfının bir parçasıdır. Bu gen çeşitliliği sarı yada kırmızı pheomelanin gelişimiyle ve kahverengi yada siyah eumelaninin gelişiminin durmasıyla ilgilidir. OCA1B ve Kahverengi OCA P geni ürünündeki azalmadan(sızıntılı mutasyon) oluşurken; daha sık görülen OCA2 P proteinin görevini yapamaz hale gelmesinden (sıfır mutasyon) oluşur.
Prader-Willi Ve Angelman Sendromu
OCA2 ve hipopigmentasyon kurumu ile Prader-Wille sendromu ve Angelman sendromu arasında bir işbirliği vardır. Prader-Willi sendromu, karakteristik davranışla ilgili olarak neonatal hypotonia, hyperphagia ve obesity, hypogonadism, küçük el ve ayaklar, ve mental retardation ile bir gelişim sendromudur. Çoğu Prader-Willi sendromlu kişi hipopigmentasyonlu olmasına karşın çoğunda
albinizmin ocular etkileri bulunmaz ama azda olsa birkaç kişinin hem Prader-Willi hemde OCA dan etkilendiği görülmüştür. Açıkça belli olan bir OCA olmayan kişilerin saç ve derileri ailenin diğer, etkilenmemiş üyelerinden daha açıktır, ve çocuklukta nystagmus ve strabismus genelde görülmesine karşın geçicidir. Arkadan ışık verme yöntemine irislerin biraz geçirgenlikle beraber pigmentlendiği görülür, ve retinal pigmentasyon miktar olarak azalmıştır. Fovea dıştan normal gözükmese de genelde iyi durumda bulunur. Bazı Prader-Willi sendromu olan kişilerde derisel hipopigmentasyonlu OCA2,
albinizmin ocular etkilerinin her çeşidiyle birlikte görülür.
Angelman sendromu, gelişme gecikmesi ve şiddetli zihinsel geçikme, microcephaly, sinirsel hypotonia, ataxic hareketler, ve uygunsuz gülme, içeren bir karmaşık gelişim gecikmesidir. Angelman sendromunda açık deri ve saç hipopigmentasyon karakteridir. Geçmişte nystagmus ve strabismus olabilir,iris geçirgenliği ve retinal pigment bulunabilir. Görsel alan organizasyonu analizi mümkün değildir. Kromozom 15 in Prader-Wille/Angelman sendromu bölgesinde P geninin yeri dolayısıyla Angelman sendromlu kişilerde OCA2’nin olduğu düşünülmektedir.
OCA3: Tyrosinaza Bağlı Ocular Albinizm
OCA3, kromozom 9 üzerindeki tyrosin proteini gen 1 deki mutasyon sonucu oluşan “Rufous” yada “Kırmızı OCA” olarak bilinir. OCA3 ten etkilenen kişiler Afrika ve Yeni Gine de rapor edilmelerine karşın Amerika da şimdiye kadar hiç bildirilmemiştir.
Güney Afrika daki kişilerde pigmentasyon kırmızı yada kırmızımsı kahverengi deri, kızıl yada kırmızı saç, ela yada kahverengi irisleri içerir. OCA3 bulunan kişilerde genelde
albinizmle ilgili göz problemleri görülmez hatta çoğunda iris geçirgenliği, nystagmus, strabismus yada foveada pigment eksikliği (foveal hypoplasia) görülmez. Ayrıca bunun doğru bir
albinizm olmadığını yada pigmentasyon eksikliğinin optik sinir gelişimini etkilemediğini gösteren optik sinirlerin farklı bağlanması gözlenmemiştir.
OCA3’ün fiziksel özellikleri Asya ve Kafkas topluluklarında daha belli değildir.
Hermansky-Pudlak Sendromu
Hermansky-Pudlak sendromu (HPS) kromozom 10 üzerindeki HPS genindeki mutasyon sonucunda oluşur. HPS, OCA, hafif kanamalara yol açan trombositlerde anormallik ve ceroid diye bilinen bir maddenin vücut dokularında birikmesini içerir. Hermansky ve Pudlak ilk defa 1959’da iki Çekoslovakyalı da bu durumu keşfettiler ve o günden beri tüm dünyada bu adla anılmaya başlandı. HPS, 1800 kişide bir görülür ve Porta Rico toplumu dışında sık görülen bir durum değildir. HPS’a diğer Karaip adalarında rastlanmamıştır.
HPS’li kişiler kararsız miktarlarda pigmente sahiptirler. Bazı HPS’li kişilerde gözle görülür bir pigmentasyon eksiliği vardır ve deri ve saç pigmentasyonları OCA1A’lı kişilerinkine benzer. Diğer HPS’li kişilerin OCA1B yada OCA2’li kişilerinki gibi beyaz deri ve sarı saçları vardır. Bazı HPS’li kişiler ise OCA dan farklı olarak OA(saç ve deri etkisi olmayan
albinizm) olan kişilerdeki gibi makul değerde pigmente sahiptirler. Pigmentasyondaki farklılık aileler arasında görülebildiği gibi aynı ailenin üyeleri arasında da görülebilir.
Porto Rico toplumundaki HPS’li kişilerin saç rengi beyazdan sarı yada kahverengiye kadar değişiklik gösterebilir. Deri krem rengindedir ve kesinlikle bu toplum içindeki HPS olmayan kişilerden daha açıktır. Güneşe maruz kalan bölgelerde (yüz,ense,kol ve eller) çiller oluşur ve genelde genişleyerek daha büyük alan kaplar ve normal koyu deri rengi izlenimi verir ama bronzlaşma gerçekleşmez. Pigmentli benler genelde bulunur. İris rengi maviden kahverengiye kadar değişiklik gösterir ve
albinizmin tüm ocular etkileri görülür. Görüş keskinliği 20/60 ile 20/400 arasında değer alabilir.
Nadirde olsa başka toplumlarda da HPS’li kişiler rapor edilmiştir ve bu kişiler Porto Rico toplumundakiler gibi kararsız pigmentasyona sahiptirler. Saç rengi beyazla kahverengi arasında değişir ve bu HPS’li kişinin etnik geçmişine bağlanmaktadır. Deri beyazdır ve bronzlaşmaz, gözler mavi yada pigmentli olabilir.
HPS nin en önemli sorunu akciğere ve gastrointestinal sistemdeki değişikliğe bağlanmaktadır. Ne kadar sıklıkta olduğu bilinmemesine karşın, çoğu HPS’li kişilerin akciğerlerinde yara oluşumu görülür. Yara oluşumu akciğerlerin genişleyip daralmasını,dolayısıyla da oksijen alıp karbondioksit vermesini engeller. Buna sınırlayıcı akciğer hastalığı denir. Az sayıda HPS’li kişide granulomatous colitis denilen bağırsak sisteminde iltihaplanma görülür. Granulomatous cilitis in yol açtığı tıbbi sorun çocuklarda yada yetişkinde görülen karın ağrıları ve kanlı ishaldir. Ceroid maddesinin akciğer ve bağırsaklarda bulunması bu maddenin complikasyonlara yol açtığının bir göstergesi olduğu düşünülmektedir ancak şimdiye kadar kanıtlanmamıştır.
HPS deki kanama problemi, trombasitlerin içindeki normal trombosit fonksiyonu için gereken granüllerin eksikliğine bağlanmaktadır. Buna “storage pool-deficient platelet” denir. Kan pulcukları bir kam damarı kesildiğinde yada açıldığında normal pıhtılaşmayı sağlamakla görevli hücrelerdir. Kan pulcukları ilk olarak açılan damar duvarına giderler, ondan sonra bir araya gelip deliği kapatmak için tıpa oluşturmak üzere birbirlerine yapışırlar. Kan pulcukları birbirlerine yapışır çünkü her birinin içinde bulunan salgı torbalarından kimyasal maddeler salgılarlar. HPS de bu salgı torbaları oluşmaz ve dolayısıyla kan pulcukları önemli kimyasal maddeleri salgılayamazlar. Kan pulcukları ilk olarak kesik kan damarı duvarına yapışırlar ama sert bir kabuk oluşturmak için toplanmazlar. Bu,çoğu etkilenen kişide hafif kanama olayında kolay çürük oluşumu,epistaxis(burun kanaması),hemoptysis(kanlı tükürük), fırçalamaktan ve dişilerde soya çekimden diş eti kanamaları gibi etkilere yol açar. Başka bir kan pıhtılaşmasında görevli madde olan Von Willebrand faktörüne bağlanan zaman zaman şiddetli kanamalarda görülebilir.
Chediak-Higashi Sendromu
Chediak-Higashi Sendromu, bakteriyel enfeksiyonlara karşı artmış bir dayanıksızlık, hipopigmentasyon ve beyaz kan hücrelerinde büyük moleküllerin bulunmasını içeren bir sendromdur. CHS de deri, saç ve gözde pigment az yada seyrektir ama etkilenen kişide genelde apaçık belli bir
albinizm bulunmaz, ancak diğer aile üyeleriyle karşılaştırıldığında bu fark açıkça belli olur. Saç rengi açık kahverengi ile sarı arasında bir renktir ve saçlarda metalik gümüş parlaklığı vardır. İris pigmenti bulunur, ve nystagmus ve photobia bulunabilirde bulunmayabilirde. CHS kromozom 1 üzerindeki CHS genindeki mutasyon sonucu oluşur.
OA-1
X-Linked Ocular Albinizm
Ocular albinizm sadece gözleri içerir. X-linked ocular
albinizm kabaca genelde erkeklerde görülür. Deri genelde normaldir yada ailenin diğer üyelerinden hafif bir açıklığı vardır. göz rengi normal görünüşte olabilir ama göz bebeğinin arka tarafı(retina) muayene edildiğinde retinada pigment olmadığı görülebilir. X-linked ocular
albinizmde görüş keskinliği 20/50 ile 20/400 arasında değişir.
“X-linked”; ocular albinizm için genin X kromozomu üzerinde bulunduğu ve taşıyıcı annelerden çocuklarına geçen(bkz.
Albinizmin kalıtımı) anlamına gelir. X-linked ocular
albinizm genini taşıyan dişilerin retinasında pigmentli ve pigmentsiz alanların karışımı bulunur. Genelde geni taşıyan dişileri gözlerini muayene ederek tanımlamak olasıdır.
Otozoma Bağlı Kalıtımsal Ocular Albinizm
1970’lerde X-linked ocular albinizmden farklı olarak bazı ailelerin hem dişilerinde hemde erkeklerinde deri ve saçlarda nispeten pigmentlenme içeren bir çeşit
albinizm bulundu. Bu X kromozomu gibi cinsiyet kromozomu, olmayan (otozom) bir genden kaynaklandığı düşünülmekteydi; sonuç olarakta adına Otozoma bağlı çekinik ocular
albinizm denildi. Şimdi bunun yanlış olduğunu biliyoruz ve bu aileler OCA1 ve OCA2 içinde bulunan tayfların bir parçasıdır. Bu noktada otozoma bağlı çekinik
albinizmin doğru bir albinizm çeşidi olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır ve bu terim kullanılmamalıdır.
Albinizm Hakkında Genel Sorular
Albinizmli İnsanlar Çocuk Sahibi Olabilir mi?
Albinizm çocuk sahibi olma yeteneğini sınırlamamaktadır. Çocuk
albinizmli olabilirde olmayabilirde. Bu anne ve babanın genetik yapısına bağlıdır.
Albinizmli İnsanlar Normal Hayat Ömrünü Yaşayabilir mi?
Genelde albinizmli insanlar normal hayat süresine sahiptirler. Bazı tıbbi sorunlar toplumun diğer kesimlerindekilerle benzerdir. Deri kanseri görülebilir ama bu engellenebilir.
Albinizmli İnsanlar Normal Zekaya Sahip midirler?
Albinizm zihinsel zayıflamaya yada gelişiminde gecikmeye yol açmaz. Bireysel becerileriyle iyi bir kariyere sahip olabilirler. İşlevleri sadece görüş zorluğuyla sınırlıdır.
Albinizmli bir çocuğun yada gencin gelişiminde problemler varsa başka sebepler aranmalıdır. Çünkü gelişim sorunları
albinizme dayandırılamaz.
Albinizmle İlgili Nereden Daha Fazla Bilgi Edinilebilir?
Uluslararası
Albinizm Merkezi
Minnesota Üniversitesi
P.O. Box485 Mayo,420 Delaware Street S.E.
Minneapolis,Minnesota 55455
Uluslar Arası Albinizm Merkezi Web Sayfası
(http://www.cbc.umn.edu/tad/)
Burası albinizm ve albinizmin sağlık sorunlarıyla ilgili araştırma yapan bir yer.
NOAH,Ulusal Albinizm ve Hipopigmentasyon Organizasyonu
1530 Locust Steer,#29
Philadelphia, PA 19102-4415
Telefon: 800-473-2310.
NOAH Web Sayfası
( http://www.albinizm.org/)
Bu organizasyon albinizmli insanlara, ailelerine, sağlık ekiplerine bilgi ve destek sağlamaktadır. NOAH üyelerinin gazeteleri, dergileri, soru ve cevap söyleşileri ve konferansları vardır.
Albinizme Ne Neden Oluyor?Çocuklar Neden Albinizmli doğuyor?
Albinizm genetiktir. Kalıtıma bağlıdır. Genlerle bir nesilden diğerine geçer. Genler bir breyi oluşturmak için birleşen yumurta ve spermin yapısında bulunmaktadır. Genler işin nasıl yapılacağını anlatan ayrıntılı tasarım planları gibidir.
Albinizmde sorun; göze ve deriye melanin pigmentini nasıl üreteceğini söyleyen genlerdedir.
Vücuttaki tüm hücrelerde biri anneden biri babadan olmak üzere her genden iki kopya bulunmaktadır. OCA da;
albinizmle ilgili genler hem anneden hemde babadan gelmektedir ve melanin pigmentinin üretimiyle ilgili bu iki gende yanlış çalışmaktadır.
Eğer kişinin genlerinden biri sağlam biri yanlış ise kişi hala melanin pigmentinin üretilmesi için sağlam bir tasarım planına sahiptir. Bu kişinin normal deri rengi ve göze sahip olacağı anlamına gelmektedir. OCA da; anne ve babanın gen çiftlerinden biri yanlıştır ama normal deri rengi ve göze sahiptirler, çünkü hala doğru çalışan bir genleri vardır.
70 insanda bir kişi OCA geni taşımaktadır. Aynı yanlış geni taşıyan ama normal renklenmiş bir erkekle bir kadını düşünün. Her ikisi de bir tane normal bir tanede
albinizm geni olmak üzere iki gene sahiptir ve bebek yapmayı tasarladıklarında her birinden bu genlerden sadece biri bebeğe geçecektir. Her birinin
albinizmli geni çocukların geçirme şansları 2 de 1. Çocuğun normal gene sahip olamayıp
albinizmli doğması için yani iki çift albinizm genine sahip olması için her hamilelik durumunda 4 de 1 (1/2x1/2) şans vardır. Kalıtıma bağlı bu
albinizm açıklaması albinizmin her çeşidine uygulanamaz. Bu gün OCA ya yol açan 5 gen bilinmektedir ama daha tanımlanmamış çeşitli genler olabilir. Eğer
albinizmli çocuk sahibi olma şansınızı öğrenmek istiyorsanız bir genetikçiden yardım istemeniz gerekmektedir.
Genetiği Anlamak
Genetiği Anlamak
Albinizmin genetik temelinin ve albinizmin nasıl kalıtımsal olarak geçtiğinin anlaşılması için aşağıda bazı bilgiler hatırlatılmıştır.
Bir kişinin gelişimi direk olarak anne ve babasından aldığı genetik bilgi ile yönetilir. Bu genetik bilgi her insan hücresinde bulunan kromozom diye adlandırılan bir yapının üzerinde taşınır. İnsan hücreleri 23 ayrı çift olmak üzere 46 kromozom bulundurur. Bu kuralın tek istisnaları üreme hücreleridir. Her kromozom çifti üyelerinden birini sperm aracılığıyla babamızdan ve diğerini de yumurta aracılığıyla annemizden alarak 46 kromozoma ulaşırız.
Diagram 4 ve Figür 5 insan kromozomlarının resmidir. İlk 22 çift kromozom otozom olarak adlandırılır. Kromozomlar boyutlarına göre numaralanmıştır; kromozom#1 en büyük ve kromozom #2 en küçük kromozomlardır. Bunlar vücut kromozomlarıdır yani eşey hücreleri değildir ve erkek ve dişide benzerdirler. 23’ üncü çift cinsiyet kromozom çiftidir ve cinsiyeti belirler: Dişilerde iki X kromozomu bulunurken erkeklerde bir X birde Y kromozomu bulunur.
Her kromozom yüzlerce yada binlerce genden oluşmaktadır. Genler insan hayatının devamını ve oluşumunu sağlayan proteinleri üreten biyokimyasal kopyalardır. Genler vücut sistemlerimizin üretimini ve sürekliliğini yöneten hücresel kimyasal reaksiyonları sağlarlar. Her biri bir ebeveynden olmak üzere iki otozomumuz olduğu gibi her biri bir ebeveynden olmak üzere her otozomda iki gen bulunur. Dişiler X kromozomu üzerine yerleşmiş her genden iki kopya bulundururken erkelerde genlerin bir kopyası X kromozomu bir kopyasıda Y kromozomu üzerinde bulunur.
Albinizmin Çeşidine Nasıl Karar Verebilirsiniz?
Dikkatli bir pigment geçmişi araştırması ve göz, deri ve saçlarda incelemeyle
albinizmin çeşidini anlamak genelde mümkündür. Doğuşta beyaz saçlı olan tek
albinizm çeşidi OCA1 dir. Diğer çeşit albinizmli kişilerin çok az miktarda da olsa doğuşta saçlarında pigment bulunur. Küçük çocuklarda saçın tamamen beyazmı yoksa hafif pigmentlimi olduğunu söylemek zor olabilir ancak zaman içindeki pigment değişiklikleri OCA tipini belirlemekte yardımcı olur.
Kesin olarak albinizm çeşidini belirlemekte kullanılan en geçerli yöntem gen testidir. Her genin “genetik kod” unu taşıyan kimyasal olan DNA kaynağı olarak
albinizmli kişiden ve ebeveynlerinden az bir miktar kan alınır. Karmaşık bir işlemle bir genetik labaratuvarı ailedeki,
albinizme neden olan gen değişikliklerini(mutasyon) DNA kodunu inceleyerek saptayabilir. Test sadece
albinizmli bireyleri bulunan ailelere uygulanabilir ve tüm populasyonun bir göstergesi olarak sunulamaz. Kullanılmakta olsan hiçbir test
albinizme neden olan tüm gen mutasyonlarını saptayamaz, ve sorumlu mutasyonlar az miktardaki
albinizmli kişi ve aile ile tespit edilemez.
Albinizm Aileler Boyunca Nasıl İletilir?
Albinizmin değişik tipleri değişik kalıtım yollarıyla ailelerde iletilir. OCA’ nın tüm çeşitleri, Hermansky-Pudlak Sendromu, Chediak-Higashi Sendromu
otozomal kalıtım yolu izlerken ocular albinizm X-linked kalıtım yolunu izler.
Otozomal Kalıtımsal Albinizm
Otozomal terimi durumdan sorumlu genin cinsiyet kromozomları dışında bir kromozomda bulunduğu anlamına gelir. Bunun anlamı hem erkeklerde hemde dişilerde bu geni iletme ve durumun ortaya çıkma şansı eşittir.
Çekinik terimi genin aileler boyunca iletildiği yolun adıdır. Çekinik bir durumda bir tane değişmiş gene(gen mutasyonu) ve bir tanede sağlam gene sahip olan kişiler taşıyıcı olarak adlandırılır.
Albinizmde taşıyıcılar pigment yapma yeteneğine sahiptirler ve
albinizmli değildirler. Ayrıca albinizmde taşıyıcılar taşıyıcı olduklarını anlayamazlar çünkü
albinizmin hiçbir fiziksel özelliğini göstermezler. Çekinik bir durumun ortaya çıkması için kişide biri anneden biri babadan olmak üzere iki değişmiş gen bulunması gereklidir. Eğer kişide değişmiş genden iki kopya varsa genin üretiminden sorumlu olan protein doğru olarak üretilemez.
Albinizmde iki genide değişmiş olan kişi pigment üretemez.
Önemli bir not: Albinizmden çeşitli genler sorumludur ve bu genlerdeki mutasyonlar değişik tipte
albinizme neden olur. Bir kişinin albinizm olabilmesi için aynı genin iki değişmiş kopyasını bulundurması gerekir. Mesela; bir kişide iki değişmiş tyrosinaz geni kopyası bulunması gerekir ki OCA1 görülsün yada iki değişmiş P geni kopyası bulunmalı ki OCA2 görülsün. Bir tane değişmiş tyrosinaz ve bir tane değişmiş P geni bulunan kişide
albinizm görülmez.
İki taşıyıcı kişi çocuk sahibi olduklarında çocuğun iki kopya değişmiş geni alma ve
albinizm görülme olasılığı dörtte birdir. Çocuk dörtte bir oranında iki kopya sağlam gen alma ve normal pigment üretme oranına sahiptir; ve çocuğun bir sağlam birde değişmiş gen alıp anne ve babası gibi taşıyıcı olma olasılığı ise dörtte ikidir. (Diagram 6)
Albinizmli bir kişi taşıyıcı yada albinizm olmayan biriyle çocuk sahibi olurlarsa, tüm çocuklar
albinizmli ebeveynden gelen bir tane değişmiş ve taşıyıcı olmayan ebeveynden gelen bir tane sağlam gene sahip olurlar. Bunun anlamı tüm çocuklar ">taşıyıcı olacaklar ve normal pigmentsyon göstereceklerdir. Eğer bir
albinizmli kişi ile taşıyıcı bir kişi çocuk sahibi olurlarsa; her çocuğun ikide bir her ebeveynden değişmiş geni alma ve
albinizm olma şansı olasılığı vardır, ve her çocuğun ikide bir oranında bir tane değişmiş bir taneden sağlam gen alıp taşıyıcı olma olasılığı vardır.
X-linked Kalıtım
X-linked kalıtım aynı zamanda “sex-linked” kalıtım olarakta adlandırılır. X-linked terimi durumdan sorumlu gen X kromozomu üzerinde olduğu anlamına gelir.
Dişilerde iki X kromozomu bulunduğundan onlar tüm genlerin iki kopyasınıda X kromozomu üzerinde bulundururlar. erkeklerde bir tane X kromozomu bir tanede Y kromozomu bulunur. Bu değişiklikten dolayı erkeklerde her genden bir kopya X kromozomu üzerinde bulunur. Bir dişi bir X kromozomu üzerinde değişmiş gen bulundursa bile durum gözlenmez çünkü diğer X kromozomundaki sağlam gen değişmiş genin etkilerini gizler. Bir erkeğin X kromozomu üzerinde değişmiş gen varsa o genin etkilerini gizleyecek sağlam bir gen kopyası yoktur. Bunun sonucu olarak kişide değişmiş genin etkileri gözlenir.
X-linked ocular albinizm taşıyıcısı bir dişinin çocuğuna değişmiş geni iletme oranı %50 dir ve sağlam geni iletme oranı da %50 dir. Bir erkeğe değişmiş gen gelirse
albinizm olur ancak bir dişiye iletilirse annesi gibi taşıyıcı olur.
Sağlam bir anne ve ocular albinizmli bir babanın çocukları
albinizmli olmaz ancak tüm kızları taşıyıcı durumunda olurlar.
Yukarda belirtilen risk figürü her hamilelikte geçerlidir ve bir önceki doğumla şans oranları değişmez.
Kelimelerin Açıklamaları
Albinizm: Sadece gözde yada hem göz hemde deride pigment miktarının azlığını içeren bir gurup kalıtsal durum. Albino terimi Afrikadaki Portekizli bir gezginden gelmektedir. Gezgin koyu ve açık derili ırklar görmüş ve”Zenci”(siyah kelimesinden gelmektedir) ve”Albino” (beyaz kelimesinden gelmektedir) diye adlandırmıştır ama onların farklı ırklardan olduklarını düşünerek yanılmıştır.
Amino asit: Tüm canlı hayvan ve bitkilerde bulunan doğal bir madde. Amino asitler proteinlerin “yapı taşları”dır. Vücuda besinlerle protein alındığı zaman proteinler amino asitlere parçalanır ve daha sonra başka proteinleri üretmekte kullanır. Vücut ayrıca amino asitleri melanin gibi başka belli maddelerede çevirebilir. “Albino” teriminden kaçınılmalıdır çünkü bu kelime ile kişi dış görünüşü yada genetik yapısıyla etiketlenmiş oluyor.
Astigmatism: Lensin ışıgı retina üzerine düzgün olarak odaklayamaması sonucu nesnelerin şekillerinin eğri görülmesinin neden olduğu görüş keskinliğinin düşmesi anlamına gelen bir göz kusuru.
Otozoma bağlı: Cinsiyet kromozomlarından ( X yada Y) farklı olan bir kromozomla ilgili.
Bioptik: Gözlük camları üzerine monte edilen ve az görenlere yardım için kullanılan özel bir lens çeşidi.
Braille: Körler için kullanılan ve yazıları parmaklarıyla okumalarını sağlayan kabartmalı yazı tekniği.
Taşıyıcı: Mutasyona uğramış bir geni taşıyan ama o genin özelliğini göstermeyen kişi. Özellik bu kişide görülmez çünkü bir tanede normal geni vardır ve bu gen daha baskındır ama kişiden oluşacak çocuklarda bu hastalığın görülme olasığı vardır.
Chediak-Higashi Sendromu: Beyaz kan hücrelerinde hata olan ve bu yüzden vücudun mikroplara karşı direnci az olan sık, görülmeyen bir
albinizm çeşididir.
Kromozom: Genleri taşıyan DNA dan oluşmuş bir mikroskopik madde. Vücudun her hücresi bir set kromozom içerir. Sperm ve Yumurta ebeveynlerin kromozomlarını içerir. Doğumdan önce ve sonra, büyüme boyunca vücut bu kromozomları her hücre için kopyalar. Her kromozomda çok miktarda gen vardır.
DNA: Deoxyribonucleic asit, genetik bilgileri saklayan ve ikiz çift kromozom zincirinden oluşan doğal bir madde. Vücut amino asitlerden proteinleri nasıl yapacağını öğrenmek için bu kodu okur.
DOPA: Dihydroxyphenylalanine, vücudun melanin pigmentini oluşturma aşaması sırasında ürettiği kimyasal madde.
Enzim: Vücudun bir kimyasal maddeyi diğerine çevirmesine yardımcı olan özel bir protein.
Eumelanin: Melanin pigmentinin koyu kahverengi yada siyah formu.
Fovea: Gözün retina kısmında, keskin görüşü sağlayan sinir tellerini içeren bölge.
Gen: Vücuda özel bir proteini nasıl üreteceğini bildiren, DNA daki bir kodda saklanan, bir miktar bilgi. Genler sperm ve yumurtanın döllenme sırasında birleşmesiyle çocuğa geçer.
Hermansky-Pudlak Sendromu: (1) Kan pulcuklarında bir hata olan (kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir) (2) bazen karaciğerlerin ve bağırsakların zedelenmesine yol açan vücutta oluşan yaralarda mumsu maddelerin birikmesini içeren bir
albinizm çeşididir.
Hipopigmentasyon: Düşük pigmentasyon yada renklenme için kullanılan genel bir terim.
İris: Göze gelen ışığı ayarlayan ve göz bebeğini çevreleyen, gözün renkli kısmı.
Melanin: İnsanlarda ve çoğu hayvanda görülen bir çeşit pigment yada renklendirici madde.
Melanosit: Melanin pigmentini yapmak için özelleşmiş bir çeşit hücre. Melanositler derinin alt tabakalarında bulunur ve melanin pigmentini üst tabakalara salgılar. Melanositler ayrıca gözde ve saç köklerinde de vardır. Araştırmacılar
albinizmli insanların deri, göz ve saç köklerinde melanositlere rastlamışlardır.
Melanozom: Melanositlerin içinde bulunan pigment paketleri.
Nevos: Ben yada doğum izi.
Nystagmus: Gözün kontrol dışı sağa sola ve ileri geri oynaması.
Pheomelanin: Melanin pigmentinin sarımsı yada kırmızımsı formu. Bazı
albinizmli insanların bıyıkları gibi bazı bölgelerinde bu çeşit pigment bulunabiliyor.
Kolormatik: Güneş ışığına maruz kaldığında koyulaşan özel gözlük camları.
Photophobia: güneş ışığında gözlerin aşırı derecede rahatsız olma durumu.
Pigment: Renklendirici madde. Pigmentler güneş ışığının geçişini engelleyip ışığı soğururlar. Gözler soğurulamayan ama geri yansıtılan ışığı görürler.
Kan pulcukları: Kanın pıhtılaşmasını sağlayan küçük kan hücreleri.
Çekinik: Değişime uğramış bir gen anlamındadır; eğer kişide bir de normal gen varsa değişmiş genin özelliği görülmez.
Retina: Gözün iç tarafını saran tabaka. Işık göz bebeğinden içeri girer ve lens tarafından retina üzerine odaklanır. Retina ışığı beyine göndermek üzere bir mesaja çevirir.
Tyrosine: Bir amino asit yada protein yapı taşı. Tyrosine genelde yiyeceklerden alınır ve sistem bunu melanin yapmakta kullanır.
Tyrosinaz: Pigment yapmak için tyrosine amino asidini DOPA ya çevirmmeye yardım eden bir çeşit enzim yada özelleşmiş protein.
Ultraviole (UV): İnsan gözü tarafından görülemeyen bir ışık rengi. Ultraviole ışınları bronzlaşmaya, yanmaya ve deri zedelenmelerine sebep olur.
X-linked: X kromozomuyla geçen bir çeşit gen. Dişilerde iki X kromozomu bulunurken erkeklerde bir X birde Y kromozomu bulunur.
EK-1
OCULAR ALBİNİSM
Ocular albinizm aileden gelir; deride ve saçlarda normal yada normale yakın renklilik görülürken gözlerde melanin pigmentinin eksikliğinden kaynaklanır.
Gözdeki pigment eksikliği çeşitli görüş bozukluklarına neden olur:
Görsel duyarlılığın 20\60 tan 20\400 e düşmesi ama bazen African American larda 20\25 kadar iyi olması,
Nystagmus-gözün istemdışı ileri geri hareketi,
Strabismus-şaşılık yada “tembel” göz,ve
Parlak ışığa karşı duyarlılık.
Düşük görsel bozukluluk okulda, tahtada yazılanları okumak gibi zorluklara sebep olabilir, ve toplu sporlarda zorluk çekilebilir. Ayrıca araba sürmeyi engelleyebilir.
Ocular albinizmde iris maviden yeşile yada kahverengiye bazende ilerki yaşlarda daha koyu renklere kadar çeşitlilik gösterebilir. Bununla beraber ne zaman bir göz doktoru göze ışık tutarak muayene etse çok az pigment olduğundan ışık geri yansır. İriste az miktarda pigment içeren bölgeler olabilir.
Ocular albinizmde asıl sorun fovea denilen görsel duyarlılığı sağlayan retinanın küçük bir bölümüdür. Ocular
albinizmde fovea tam olarak gelişmiyor, çünkü gelişim süreci için melanin pigmenti gerekmektedir. Onunda doğumdan önce olması gereklidir. Bu yüzden göz keskin ışığa duyarlıdır ve böyle cisimleri pek seçememektedir. Fovea tam gelişmediğinden göz bozukluklarını gözlükle düzeltmek zordur.
Ocular albinizmde diğer bir kusur ise; gözün arkasından çıkan sinirler beyine giderken izlemeleridir gereken normal yolu izlememeleri. Normal bir gözde gözden çıkan sinir telleri beynin her iki tarafına gider, gözle aynı ve gözle ters bölgelere. Ocular
albinizmde ise çoğu sinir karışıp gözle ters tarafa gider. Görsel anımsatma potansiyeli diye bilinen ve EEG yada beyin dalga testi gibi işleyen bir test bu farkı gösterebilir.
Bu göz bozuklukları oculocutaneous albinizminkilerde de benzerdir.( :saç ve deride de göz gibi sorunları olan
albinizm)
Çoğu durumda ocular albinizm X kromozomuna dayanmaktadır. Yani sorunlu gen X kromozomunun üstündedir. X-linked
albinizm çoğunlukla erkeklerde görülür. Hastalık geni taşıyan anneden oğluna geçer. Her erkek çocukta bu genin bulunma olasılığı yüzde ellidir. Annede gözün arkasında benekli pigmetasyon olabir ama ocular
albinizm sendromunu tam olarak içermez. Bir ophthalmolog bu benekliliği %80 oranında saptayabilir. X-linked ocular
albinizm Nettleship-Falls ocular albinizm diyede adlandırılır.
Ocular albinizmin az görülen bir diğer çeşidi ise otozoma bağlı kalıtıma dayanır. Bu çeşit kalıtımda hem annenin hemde babanın bu geni taşıması gerekiyor. Erkek ve kız çocuklar eşit olarak etkilenir. Eğer hem anne hem de baba geni taşıyorsa her doğumda ocular
albinizmin görülme olasılığı dörtte birdir. Hiçbir araştırma kalıtıma bağlı ocular
albinizmin oculocutaneous albinizmin değişik bir çeşidi olduğunu desteklemez. Deri ve saç rengi diğer aile bireylerinden biraz açık olabilir. Otozoma bağlı kalıtıma dayanan ocular
albinizm 1.tip yada 2. Tip oculocutaneous albinizmin çeşidi olabilir.
Ocular Albinizm Geni için Test
Araştırmalar bazılarını tanımlasa bile ocular
albinizmle ilgili tüm DNA hatalarını saptayamamıştır. Bu yüzden kan testleri çeşitli
albinizm tiplerini tanımlamak için kesin bir genetik metod değildir. Çoğu zaman
bir ophthalmolog retinadaki benekli pigmenti görerek X-linked albinizm taşıyıcısını tanıyabilir. Beneklilik durumu görülür tarzda değilse araştırma labaatuvarları bir çocuktan saç taraması yada deri biyopsisi ile muayene edebilir. Bu aynı zamanda otozoma bağlı ocular
albinizmde olmasa bile X-linked ocular albinizm de beklenmedik büyük pigment molekülleri gösterebilir.
Çoğu ocular albinizmli çocuğu olan aileler daha çok çocukları olmasına çalışır. Bu aileler eğer özel bir servis ve destek sağlanırsa çocuklarının görsel bozukluklarına rağmen iyi olacaklarına inanırlar.
Ocular albinizmin tedavisi görüş limitini arttırmak için görsel yardım ve çevresel değişikler içerir. Strabismus için cerrahi müdahele bazen yardımcı olsada genelde gözlerin iyi bir kordinasyonunu sağlayamamaktadır. Cerrah gözlerde şaşılık varsa görme alanını genişletebilir ve görüşü geliştirebilir.
Bir çocuk yada genç için kişisel yöntemlerden biri optik yardımdır. Bazı çocuklar gözlüklerle rahat edebilir. Gözlük üzerine monte edilmiş teleskobik camlar ise gençlere hem yakın hemde uzak mesafeyi görmesinde yardımcı olabilir. Lensler bazen gözlüğün sağlayamadığı görüşü sağlayabilir.
Ayrıca ocular albinizmin tedavisinde duygusal ve sosyal uyum önemlidir. Genelde ocular
albinizm olan kişiler ve aileleri bu durumdan utanç duyarlar ve inkar etmeye yada yokmuş gibi davranmaya çalışırlar. Bu yadsıma
albinizm olan kişide kendine saygı duymama, diğerleriyle ilişkilerde zorluklar ve okul ve işte az işlevlik görülmesine neden olur.
Ailelerin ve çocuklarının içinde bulundukları durum ve göz bozukluğu hakkında ne kadar bilgi edinebilirlerse öğrenmeleri çok önemlidir. Aile, arkadaşlarına, akrabalarına ve diğerlerine karşı çocuğun durumu ve göz bozukluğu hakkında açık ve dürüst olmalıdır.
NOAH ve NAPVI gibi destek guruplarına katılmak bilgi toplamak ve durum hakkında duygularınızı paylaşmak için yararlıdır. Çocuklar ve gençler NOAH ve CCLV gibi destek guruplarından yararlanabilir. Bu guruplar kişiye toplumdan dışlamışlık hissinden kurtulmasında, pozitif düşünmesinde ve yararlı araştırma bilgilerini toplamasında yardımcı olur.
ALBİNİSM VE ŞÖFÖRLÜK
Çoğu albinizmli insan az görüşlüdür ve araba sürmek ister. Sürüş kararlarının büyük bir çoğunluğu görüşe dayalıdır. Bu belge emniyetli sürüş için gerekli olan minimum görsel keskinlik ve bioptic teleskopik camlarla sürüş hakkındaki tartışmalara açıklık getirmek ve
albinizmli kişilerin karar almalrına yardımcı olmak için düzenlenmiştir. Belge ayrıca araba sürmeyi öğrenme yollarını gösterir ve standart ehliyet göz testini geçemeyenler için lisans alabilme yolları aramaktadır.
Sürmeye karar verme
Az gören sürücünün güçlü bir sorumluluğa sahip olması, gönüllü egzersizlere istekli olması ve emniyetli olmayan durumlarda sürmeme yetisine sahip olması çok ciddi bir konudur. Şu bir gerçektir ki, az gören sürücülerin korkudan yada değil ne olursa olsun tüm guruplarda emniyet rekorları kırdıkları kanıtlanmıştır.
Albinizmli sürücüler için mümkün olan en dikkatli biçimde sürmek çok önemlidir ki, tüm az gören sürücüler sürüş imtiyazlarını kaybetmesinler.
Sürücülük toplumdaki herkes için olmadığı gibi her albinizmli kişi içinde değildir. Bazı kişiler fiziksel yada mantıksal yeteneğe, isteğe, mizaca yada gereksinime sahip değildirler.
Albinizmli bir kişi iseniz sürüş; sizin, göz doktorunuzun ve ülke kanunlarınızın işbirliğiyle verilen tamamen kişisel bir karardır.
Sürüş sınırlamaları
Çoğu albinizmli kişide standart yükseltici lenslerle 20/70 ile 20/200 arasında görüş keskinliği bulunur. Amerika da istenilen görüş keskinliği 20/20 ile 20/70 arasındadır ve averaj olarak 20/40 tır. Bazı eyaletlerde kusurlu ehliyeti, göz doktoru onayı ve emniyetle motorlu taşıt kullanabilir belgesi ile 20/100 kabul edilmektedir.
Lisanssa bağlı sınırlamalar günün saatlerini, belirli güzergahları ve bazı yoları içerebilir. Lisans özel alet ve teçhizatlı araçların kullanımını isteyebilir. Sürüş lisansı acentası diğer insanlardan farklı olarak daha sık ve daha sıkı testler isteyebilir.
Belirli değerlere ulaşmak için teleskoik gözlükler yada Telekom sistemleri(gözlük ve kontak lens kombinasyonu) kullanmak faydalı olabilir.
Amerikan Optometrik derneği "sürüş için teleskopik gözlük kullanan kişilerin kişisel değerlendirilmesi” ni desteklemektedir. Buna karşın, 1983’ te Amerikan Motorlu Araçlar Kurumu tüm eyaletlerde bioptik kullanan şoförleri yasakladı. 1984’ te Amerikan Ulaştırma Departmanı bazı eyaletlerdeki ulaştırma departmanlarında “bioptik lens kullanan görsel engelli kişilere ayrıcalık tanındığı” rapor edilmiştir. DOT pozisyonu: “kişinin gözlüğü üzerine monte edilmiş bioptik lensler yüzünden kişi otomatik olarak ehliyet almasını engellememeli, [ve] tüm sürücü adayları, bioptik lens kullanan yada kullanmayan, görsel ,pratik ve bilgi testlerine alınmalıdır.” AAMVA’ nın yasa tasarısı DOT pozisyonuyla zıt gibi gözükse de hala bazı eyaletlerde bioptik lenslerle araba kullanmak yasaktır.
Emniyetli sürüş için gerekli minimum görüş keskinliğini saptamak için çalışmalar, kararlı bir çevrede ölçülen statik görüş keskinliği ile interaktif ortamda ölçülen dinamik görüş keskinliğinin karşılaştırılmasıyla elde edilen değerin verdiği sürme işi ölçümü 30 yıl öncesine dayanır. Dinamik görüş keskinliği testi sürüş emniyetini daha kesin olarak ölçse de, çoğu eyalet zaman ve ekonomik sebeplerden statik testi tercih etmektedir.
Çoğu eyalet yakında standart görüş test sonucuna göre alınan doktor raporunu kabul etmemeye başlayacak. Motorlu Taşıtlar Departmanı aşağıdaki maddeleri içeren daha ayrıntılı rapor isteyecek:
- Düzeltilmiş ve düzeltilmemiş görsel keskinlik;
- Peripheral görsel bölgeler;
- Göz kondisyonunun stabilitesi;
- Derinlik ve renk algılama;
- El, boyun ve göz kordinasyonu yeteneği;
- Karşılaştırma duyarlılığı, parlak ışıkta görme, ve parlaklık
Az görme ve sürücülük
Az görme albinizmin karakteristik özelliklerinden biridir. Albinizm kararlı bir genetik durum olduğundan görüş zamanla kötüleşmez.
Albinizmli kişlerde genelde normal renk ayrımı ve normale yakın peripheral bölgeler bulunmaktadır. Ek olarak,
albinizm scotomas(kör noktalar) ile birlikte görülmez.
Albinizmli kişiler ve tüm az gören sürücüler tehlikeyi geç farketmekten doğan düşük emniyet sınırının sonuçlarını kabullenmeleri gerekmektedir.
Albinizmli kişileride içeren görsel zayıf kişilerin araştırmaları bu kişilerin normal görüşe sahip olan kişilerden 1,9 katı kadar yüksek bir kaza oranına sahip olduğunu göstermiştir. Ancak aynı çalışmalar görsel zayıf kişilerin ortopedik engelli, sağır yada kriz içeren diğer tıbbi engellilerin sadece yarısı oranında kaza yaptıklarını da göstermiştir. Az gören kişilerin daha az celpname aldıkları da görülmüştür.
Albinizmli kişileri diğer tüm şoförler gibi sürücülüğün bir hak değil ayrıcalık olduğunu hatırlamalıdır. DMV kayıtları bir kaza içinde bulunan ve bulunmaya yatkın olan kişilerin aşırı sinirli, duygusal çöküntüde, düşüncesizce hareket eden, dikkatsiz, risk alanlar, ağır tepki verenler, deneyimsiz yada yeni şoförler, gençler ve 75 yaşını aşmış sürücüler olduklarını göstermektedir.
Sürüş becerileri
Lisans kuruluşu toplumun diğer kesimleriyle aynı performans testini uygulayıp aynı sürüş kabiliyeti değerlendirmesini yapacaktır. Bu da hız kontrolü, vites değiştirme ve fren, derinlik ve uzay algısı, direksiyon hakimiyeti, aynaları kullanma, geri gelme ve park etme, kural ve teknik bilgi, nezaket gibi konular içerecektir.
Albinizmli sürücüler ayrıca az görüşlerini kabullenmeli ve aşağıdaki yardımcı bilgiler göz önünde bulundurmalıdırlar:
- Görüşü kolaylaştıran işaretleri kullanmak
- Gözleri hareketli tutmak ve devamlı tetikte olmak
- Aynaları sıkça kontrol etmek
- Tüm resmi görmek ve diğer şoförlerin ne yapacağını sezmek
- Göründüğünüzden emin olmak
- Güvenli uzaklıkta izleyin, öndeki araçtan sabit hızda 3 yada 4 saniye geriden
- Ani durumlarda kaçış için bir yol belirlemek
- Az tercih edilen yolları seçmek ve nereye gideceğinizden emin olmak
- Şerit değiştirmeden önce omzunuzdan arkadaki trafiği kontrol edin
- Geri gelmeden önce arka tarafı iyice kontrol edin
- Gerekirse diğer yardımcı ekipmanlardan yararlanın(şapka, eldiven...)
Albinizmli yada az gören olsun olmasın yeni sürücüler genelde bazı problemlerle karşılaşırlar. Genel problemlerden biri ilk defa anayola çıkan yeni sürücülerin yüksek hızda vites değiştirme zorluğudur. Çünkü yeni sürücüler uzaktaki bir noktaya bakmaya değil de aracın önüne bakmaya alışkınlardır bu yüzden araç vites değiştirirken sağa sola yada ileri ger oynamalar yaparak aracın şeritten çıkmasına neden olabilir. Sakinlik ve daha çok egzersiz bu sorunun aşılmasını sağlayacaktır.
Albinizmli sürücüler diğer az gören sürücülerin karşılaşmayacağı özel durumlarla karşılaşabilir. Mesela
albinizmli insanlar parlak ışığa karşı çok az tolerans gösterebilirler ve gerçek uzak görüşleri yoktur. Bu yüzden güneş ışınlarına ve karşıdan gelen far ışığına karşı bir sistem geliştirmeli ve tek gözü kullanarak geniş bir görüş alanı oluşturmaya çalışmalıdırlar. Bisikleti güvenli bir şekilde sürmeyi öğrenme görüş alanını genişletme, ışığa karşı koruma, derinlik algısı ve ani reaksiyonları geliştirme konusunda faydalı olabilir.
Bioptik sürücülük
Albinizmli kişilerin tercih ettiği en popüler aletler bioptik teleskoplardır. Bioptikler taşıyıcı gözlük camları üzerine takılan minyatür Galilean teleskopundan oluşurlar. Kişinin standart kırılma düzeltmesini de içeren taşıyıcı camlar genelde çerçevenin üzerine monte edilirler. Bu düzenek kullanıcıya dış çevrenin taşıyıcı camlarla oluşan odaklama sorununu engellerken, uzaktaki bir objeyi odaklayıp büyütmeyi sağlar. Sürücüler için doktorlar tarafından yazılan büyütücüler genelde 2.2X, 3.0X, 4.0X derecelerindedir. Bioptik teleskoplar kişinin kullanımda usta olması için zaman ve tecrübe gerektiren sistemlerdir. Aşağıdakiler çoğu bioptik kullanıcısı tarafından yararlı tekniklerdir:
- Siz hareketsizken hızlıca, duran cisimlerin yerini saptayın
- Siz hareketsizken hızlıca, hareketli cisimlerin yerini saptayın
- Siz hareket halindeyken hızlıca, hareket eden cisimlerin yerlerini saptayın (tercihen arabada yolcu olarak olabilir)
- Çevreyi hızlıca değerlendirmek için doğru görsel beceriler geliştirin.
Bioptik sürüş sırasında sadece kısa kısa kullanılabilir, hiçbir zaman sürekli kullanılamaz. Bioptik değişikler doğrultusunda odaklama miktarı sürüş tipine göre değişir. Genelde daha hızlı gidildikçe uzaktaki nesneleri seçmek için bioptiğin daha sık kullanılması gerekmektedir. Sürüş işleminin büyük kısmı taşıyıcı camlar kullanılarak yapılır. Kafa hareketlerindense göz hareketlerini çoğaltmak yanıt zamanını azaltacaktır.
Bioptik üzerindeki tartışmalar
Sürüşte bioptik kullanımı aşağıdaki maddeleri içeren bir çok tartışmaya yol açmıştır.
- Bioptik teleskop ile az görüş alanı oluşması,
- Zararlı kör noktaya sebep olan dairesel scotoma,
- Titreşim ve hız karaltısı,
- Teloskopik parallax ( görüş değiştirme) ve derinlik algısı,
- Bioptiği aynalarla kullanma zorluğu,
- Lenslerin açısı ve bioptik çerçevenin kritik uyumu
Bioptik teleskopun kullanılması yandaşlarının cevapları:
- Aslında 6 ila 17 derece arasında değişen çeşitli bioptiklerin görüş alanları 5 foveal dereceli 20/20 görüşlü normal bir insanınkinden büyük olduğu.
- Hareket halinde iken, teleskopik gözlüklerde oluşan dairesel scotoma (kör alan) o durumlar için nesnenin gözden kaçabileceği kadar bir tehlike arz etmez.
- Hangi görüş keskinliğinde olursa olsun herkeste belli hızlardan sonra nesnelerin seçiminde zorluklar olur ve bu bioptikle bağdaştırılamaz.
- Derinlik algısı için çift gözün kullanılması gerekli değildir. Az görme olmayan ancak tek göz ile araba kullanan sürücüler emniyetli bir derin görüş ile araba kullanabilmektedirler.
- Aynadaki nesne sonsuz odağa sahiptir,
Uzak için ayarlanmış bioptik, kişi uzaktaki bir nesneye bakıyormuş gibi nesneyi büyütür.
- Lensler ve çerçeveler ile ilgili düzenekler kritiktir ama kullanıcı kendine özel bir pozisyon geliştirebilir.
Sonuç
Eğer albinizmden kaynaklanan az görme probleminiz var, ancak araç kullanmaya son derece motive olmuşsanız bunu ülkenizin kuralları çerçevesinde yapabilirsiniz ancak bu diğer sürücülerden daha zorlu ve uzun bir çalışma gerektirir.
ALBİNİSMLE İLGİLİ BASİT BİLGİLER
Bu belgede diğer belgelerde verilen teknik bilgilerin pratik açıklaması yapılmıştır. Bu sayede
albinizm hakkında daha açık bilgi edinebileceksiniz.
Albinizm temel olarak tüm özelliklerimizin saklandığı genlerdeki bozukluklardan oluşmaktadır. Bu bozukluklar
albinizmin çeşidine göre değişmektedir.(X-linked,otozoma bağlı...)Hastalığın en belirgin özelliği ise deriye ve saçlara renk veren pigmentlerin bu kişilerde bulunmamasıdır. Diğer özelliklerde aslında bu sorundan kaynaklanmaktadır. Gözde ışıkta rahat görmeyi sağlayan bir bölgenin gelişmesi için pigmentlere ihtiyaç duyulmakta. Kişide pigment eksik olduğu için bu bölge tam gelişemez ve görüş azlığı oluşur. Aynı zamanda gözler ışığa fazla duyarlı olduğundan çocukluk çağında başlayan nystagmus yada göz titremesi ileride düzeltilemez. Bu aynı zamanda gözün tembelleşmesine yol açar.
X-linked albinizm türü tek çeşit gene bağlıdır ve genelde anneden oğullarına geçer ve her doğumda %50 şans vardır. Otozoma bağlı kalıtıma dayanan
albinizmde ise hem anneden hemde babadan gelen genler etkilidir ve her doğumda %25 şans vardır. Oculocutaneous
albinizm hem deri hemde gözde görülen albinizm çeşididir ve otozoma bağlıdır.
Gözdeki bozukluk gözlükle tedavi edilemez ama normal gözlük üzerine takılan özel teleskopik camlarla daha iyi bir görüş sağlanabilir. Bu uzağı görmede fayda sağladığı gibi yakında da büyüteçlerden bile daha etkili olmaktadır.
Albinizme sahip insanlar genelde ehliyet alamaz. Çünkü standartların altında bir görüş vardır ama bazı kişiler bu standartları yakalamıştır. Onun için bir ölçüm yapılmasını tavsiye edebilirim. Ayrıca her ülkenin ve her eyaletin standartları farklıdır.
Avrupa ve Amerika’da bu konuyla ilgili NOAH,NAPVI ve AWA gibi kuruluşlar var. Onlarla bağlantı kurmak size çok fayda sağlayabilir. Hatta onların düzenlediği konferanslara katılırsanız faydası olacağını söyliyebilirim.
Ama ne yazık ki Türkiye de böyle bir kuruluş bulunmamakta. Benim bu konuda çalışmalarım var ve umarım en kısa sürede kurabiliriz. Çünkü böyle bir dernek daha rahat yaşamak için araştırmalar yapabilir.
ALBİNİSMİN SOSYAL VE DUYGUSAL YÖNLERİ
Bu bülten sosyal tutumun albinizmli kişinin tecrübelerini nasıl etkilediğini açıklamaktadır. Bu etkiler kişiden kişiye ve hayatın farklı zamanlarında değişiklikler gösteriri. Ek olarak
albinizmle ilgili duygulardan da bahsedilecek. Bu, kişinin dış çevre ve doğumdan gelip devam eden kendi iç sorumlulukları arasındaki denge ve iç hesaplaşmadır.
Albinizm bu kişisel duygunun önemli bir parçasıdır.
İlk etki:
Sakatlık mıdır değil midir?
Ne genel halk nede albinizmden etkilenen kişiler albinizmi sakatlık olarak tanımlamayı tercih etmezler. Bu belirsizlik
albinizm hakkında konuşulurken kullanılan dilde problem yaratır.
Bu ayrıca albinizmli kişilerin kendilerini bir grup olarak tanımlamalarını zorlaştırır. Birçok sebepten dolayı
albinizm nadir bir durum olarak görülmektedir. Bu nadirlik bazı kişiler için ayrımcılık ve izolasyona neden olmuştur. Toplumun
albinizme karşı tutumu genelde diğer özürlü ve azınlık guruplara olduğu gibidir. Bu tutumlar anlayamamak, bilinmeyenden korkma ve fiziksel dış görünüşten dolayı önyargılı olmak gibidir.
Amerikan Özürlülere Yardım Derneği sakatlığı “kişinin temel hayat fonksiyonlarından birini çok fazla sınırlayan fiziksel yada zihinsel gelişmeme; bu engelliliğe dair rapor” olarak tanımlanmıştır.
Albinizm görsel zayıflık içerir ve bu yüzden görsel sakatlık olarak değerlendirilebilir. Engel “kaynağı önemli olmadan kişinin normal hayatındaki emellerine ulaşmak için uğraşırken karşılaştığı zorluklar” olarak açıklanabilir. Bu sonuca göre engelli bir kişi hayat emellerine ulaşırken engellerle karşılaşabilirde karşılaşmayabilirde.
Albinizmi sakatlık olarak değerlendirme yasal körlük kavramından dolayı karmaşık bir hal almıştır. Yasal körlük değeri, düzeltme ile 20/200 ve üzerini kör kabul eder. Bu standarda göre bazı
albinizmli insanlar yasal körlük değerine girer bazıları ise giremez. Görüşlerde farklılıklar olsada, diğer
albinizmli kişilerin karşılaştığı problemlerle benzerlik görülür.
İkinci etki:
Dış görünüş
Albinizmin bu kadar ilgi çekmesinin nedeni nedir; en başta kişinin ender görünüşü. Oculocutaneous
albinizmin beyaz saç ve deri rengi doğuştan beri güçlü bir etkendir.
Bebek, ailenin diğer üyelerinden daha açık renkli olacaktır. Beyaz olmayan ırklarda
albinizmli bebek aile ve topluluk için dramatik bir durum oluşturmaktadır. Renk bizim kültürümüzde sıkça irdelenen bir konudur. Yabancılar genelde çocuğun görünüşü hakkında kibar olmayan ve istenmeyen yorumlar yapabilirler.
Renklenmenin dışında çocuğun gözleri hızlı hareket ediyor ve beraber odaklanamıyor olabilir. Çocuk görmek için, gözlerini kısmak, başını eğik tutmak, veya maddeleri gözlerine çok yakın tutmak zorunda kalabilir. Kontak lensler, gözlükler veya optik aletler görüşü arttırmak için kullanılabilir. Bu yüzden çocuk hem fiziksel görünüş hem de günlük hayata uyum sağlama güçlüğünden kendini dışlanmış hissedebilir.
Bu farklılık duygusu çocuğun olabildiğince “normal” davranması için çabalamasına neden olur. İçten ve dıştan gelen baskı
albinizmden kaynaklanan farklılığı minimuma indirmeye yöneliktir. Görsel yeteneği maksimuma çıkarma çabası kişiyi stres içine sokabilir. Bu, kişinin önemli bir parçasını ve
albinizmi birlikte inkar etmesine neden olabilir.
Küçüklükte ve hayatı boyunca aile ve yakın arkadaşları kişinin bu dışlanmışlığına ve yadsımasına karşı çıkmalıdırlar. Tam bir insan olarak değerlendirilmek ve taktir edilmek kişinin ruhunun güçlenmesini ve kendine güveninin artmasına neden olabilir. bu taktir gurur onayı ve
albinizm durumunun kabullenilmesini içermelidir. Aile üyelerinin her birinin kendi hayatında
albinizmin etkisini tartışması son derece önemlidir.
Üçüncü etki:
Dil, Uydurma Şeyler ve Klişeleşmiş Örnek
Dil fikirleri şekillendirebilir ve gerçeği yaratabilir. “Albino” kelimesi Türkçe dahil olmak üzere bir çok dilde sıkça kullanılmaktadır. Bazı kişiler kelimeden ve albino olarak çağırılmaktan rahatsızlık duymazlar. Ancak “albino” kelimesi bazen incitici bir şekilde kullanılabilir. Çoğu, kişiyi durumuyla değerlendirmenin insanlık dışı olduğunu savunur. Kullanışsız olsa da “albinizmli kişi” veya “albinizmli insanlar” terimleri insanı ön plana koyup durumu ikinci plana atar.
Alay etme ve isim takmalar dilin insanlık dışı kullanımının diğer örnekleridir. Hemen hemen bütün çocuklar okul yılları boyunca bunla karşılaşırlar ve bununla baş etmek için yöntemler geliştirmeleri gerekmektedir. Aile, öğretmenler ve
albinizm hakkında eğitilmiş insanlar bu zorluğu aşmakta faydalı olabilir.
Albinizm tüm dünyada kendi içinde kültüre göre efsaneler taşır. Bunlar
albinizmli insanların sihirli güçleri olduğundan zeka özürlü olduklarına kadar değişen bir fikre sahiptirler. African-American’ larda genel bir görüşe göre
albinizmli bebekler African-American bir kadınla Kafkas erkeğinin evliliği sonucu olurlar. Diğer bir genel yanılgı ise
albinizmli insanların kırmızı gözlü olduklarına dairdir.
Albinizmli insanlar genelde mavi yada gri gözlü olurlar ancak ışık altında kırmızı gözükürler.
Albinizmli insanlar aynı zamanda anormal fikirleride kalıtımsal olarak miras alırlar.
Edebiyat ve filmlerde dahil olmak üzere medya, basmakalıp fikirlere yardımcı olmuştur.
Albinizmli karakter her zaman vahşi, olağan dışı, doğaüstü yada sadist olarak işlenmiştir. Ayrıca bazı haber başlıkları ve ansiklopedilerde yanlış ve eksik bilgiler içermektedir. İnsanlar için neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ayırt etmek zordur.
Dördüncü etki:
Aile
Ailenin albinizm hakkında tam ve doğru bilgi sahibi olması çok önemlidir. Yeni ebeveynler çocuklarını anlamak için zaman ve desteğe ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler ve aile üyeleri hoş olmayan basmakalıp bilgilerle karşılaşabilirler. Kardeşler abi yada ablalarının neden farklı olduğunu ve neden ilgiye ihtiyaç duyduklarını anlamalıdırlar. Çocuğun kendi durumunu anlama ve üstesinden gelmede ona yardımcı olacak aileden daha büyük bir güç yoktur.
Albinizmin Duygusal İçeriği
Toplumun dış etkilerine göre her insan albinizmle ilgili tecrübelerine göre önemli yanıtlar geliştirir. Bu kişisel cevaplar biz kimiz ve
albinizme nasıl uyum sağlarız sorularının yanıtlarını şekillendirir. Güçlü bir duygusal yanıt yaşam, büyüme ve zihinsel gelişimin bir parçasıdır. Bastırılmış duygular genelde içeri döner ve stres, depresyon ve fiziksel hastalıklara yol açar.
Duygusal yanıtlama, albinizm durumunun ortaya çıkardığı zorluk ve engellemeler ve var olan sosyal etkiden dolayı hayat boyunca görülecektir. Bu duygularla kaynaşmak ve açıklamak için sağlıklı bir yol bulmak çok önemlidir. İlk olarak duyguları tanımak ve kaynaklarına karar vermek önemlidir. Aileler bu şekilde çocuğun yaşadığı duyguları tanımlama ve bunları bir bir olay yada sebebe bağlamakla çocuğa yardımcı olabilirler. Örnek olarak bir ebeveyn “Şu anda diğerleri gibi yüzemediğin için üzgün olduğunu biliyorum.” diyebilir. Sonrasında ebeveyn çocuğa hisleri doğrultusunda ne gerekiyorsa onu “yap” diyebilir ki bu konuşmak, koşmak, bağrınmak, hatta ağlamak olabilir. Bu onaylama ve serbest bırakma duyguların oluşumunda gereklidir. Büyükler ise bunu hayal kırıklığı, sinir, cesaret kırılması, yada gururlarını dinleyecek bir arkadaş yada aile üyesi bularak yapabilirler. Duygusal boşalımı sağlayan diğer yollar ise, eğitim yada taraftarlık aktiviteleri, günlük ve mektup yazma, yada kendinizi geliştirecek bir şeyler yapmak gibi fiziksel aktivitelerde bulunmaktır.
Albinizmin en zorlu aşılan sorunlarında terapist yada danışman gibi bir profesyonelden yarım almak bazen daha iyidir.
Albinizmle yaşamak kolay değildir ancak bu insanlıkla önemli ve değerli bir bağlantı kurabilir.
Sonuç olarak; basit bir insan gereksinimi, bir başkası tarafından “görülmek”, bilinmek ve kabul edilmektir. Bu, başkaları tarafından kolayca “fark edilen” ancak gerçekten “görülemeyen”
albinizmli insanlar için acı bir gerçektir. Buda açıklığına rağmen neden gizli bir durum olduğunu gösterir.
NOAH albinizmli insanlara bir araya gelme ve deneyimlerini paylaşma şansı vermektedir. Başkalarıyla birlikte olmak bilgi ve deneyim paylaşımıyla beraber dışlanmışlık hissini de azaltan bir yoldur. Bu, durumun zorluklarıyla karşılaşılmasında kendine güven ve güç kazandırıcı bir yoldur.
Çoğu zaman beklenmedik bir olay olan albinizm, tüm aile üyelerini saran kabullenme, anlama ve sevgi katalizörü olabilir. Tüm sevinç ve zorluklarıyla, farklılığın fiziksel ortaya çıkışıdır. Fedakar aile ve kişilerin çabalarıyla,
albinizm artık bilinmeye ve anlaşılmaya başlanıyor.
Alay ve İsim Takmalarla Baş Etme
NOAH çocuk ve gençlerin de eklendiği albinizmli kişilerin dalga geçmelerle ilgili hikayelerinin toplandığı bir koleksiyona sahiptir. Çoğu ebeveynler alay etmelere karşı duygusuzluk ve inkarın en önemli destekçileri olduğunu söylemektedir.
Gençlerin, “Beyaz”, “Kar beyazı”, “Casper”, “Dört göz”, “Kör göz”, “Dede”, “Nine” gibi sözlerle çağrıldığı tespit edilmiştir. Gözlerinin neden oynadığı, çamaşırsuyuna mı düştün ve benzeri daha bir çok sıkıcı sorularla karşılaştılar. Ayrıca oyunlardan yeterince iyi olmadıkları için dışlandıklarını bildirdiler.
Bende buna benzer birçok şeyle karşılaştım. Bir keresinde karanlıkta görebiliyor muyum diye soruldu. Bir başka seferde ise yabancı biri bana doğru yürüdü ve ona bakmamı istedi. Sanırım gözlerime bakmak istiyordu.
Bu tür davranışları anlamak size veya çocuğunuza albinizmle yüzleşmenizde yardımcı olacak ilk adımdır.
Çocukları ve diğerlerini isim takma yoluyla alay etme ve saldırmalara iten etken nedir? Kaba sözlere, katı davranışlara ve duygusuz sorulara ne sebep olur?
Korku, bir sebebi olabilir. eski insanlar bir şeyi adlandırmak onu kontrol altına almak demek olduğuna inanırlardı. Bu gün insanların defalarca tekrarlanan isimler gibi davranmaya ve onlara inanmaya başlarlarsa onların kontrol altına alınabildiğini biliyoruz.
İsim takmaklar, alay etme ve duygusuzluğun diğer sebepleri, bilgi eksikliği, merak, dayanılmaz öğrenme isteği, ve soruları yapıcı bir şekilde ifade etme yeteneğine sahip olamama.
Bazı insanlar diğerlerini daha iyi tanımak yada sevgilerini göstermek için alaycı bir tavır takınabilirler. Bu tür alaylar genelde üzücü olmaz. Gerçi eğer kişide pozitif bir iç güven yoksa yada
albinizmden rahatsızlık duyuyorsa bu tür sevgi belirtisi alaylarda kırıcı olabilir.
Benim ilk önerim, pozitif bir iç güven ve albinizme karşı iyi bir tavır oluşturmaktır. Ek olarak
albinizm hakkında doğru bir bilgi diğerleriyle tartışırken sizin daha rahat etmenizi sağlayacaktır. Standart “aptal” sorular eğer kişinin kendine güveni varsa çok rahat cevaplanabilir.
Ebeveynler çocuklarını sorunlarını onlarla paylaşmak konusunda cesaretlendirerek onlara bu durumların üstesinden gelmelerinde yardımcı olabilirler. Ebeveynler ayrıca çocuklara gelecekte karşılaşabilecekleri sorunlar hakkında bilgi ve öneri vererek ve hatta role-play yaparak yardımcı olabilirler.
Bazen sınıf içinde albinizm hakkında bilgi sunumu isim takmaları ve alay etmeleri azaltabilir. Bu, duruma göre öğrenci yada ebeveynler tarafından yapılabilir. Genelde öncelikle öğretmenlerin eğitilmesi gerekmektedir.
Okul öğrencilere, farklılıklarından dolayı kırıcı davranışların ırkçılık olduğunu aşılamalıdır. Engelliler hakkında bir seri ders
albinizm ve engelliler arasında bir değerlendirme yapılmasını sağlayabilir. Bu, çocukların seviyesine göre kuklalar, videolar ve benzeri aletlerle yapılabilir.
NOAH daki diğerleri alay ve isim takmalarla baş etmek için mizah gibi farklı yöntemlerde kullanmaktadırlar. NOAH ta insanlar güvenli bir ortam altında deneyimlerini ve kendi yöntemlerini paylaşabilmektedirler.
ALBİNİSMLİ ÖĞRENCİLERE YARDIM
Çoğu albinizmli öğrenci doğru değerlendirmelerle normal eğitim sistemlerine katılabilirler. Her
albinizmli öğrencinin görüş keskinliği aynı olmadığından ve hepsi görüşlerini aynı verimlilikle kullanamadıklarından her öğrenciyi kişisel olarak değerlendirmek önemlidir.
Amerika’ da ki federal yasaya göre okul sistemi fiziksel engelli öğrencilere çocukların diğer öğrencilerden ayrılmamalarını ve her türlü yardımı içeren bir çevre oluşturmakla sorumludurlar. Çoğu
albinizmli öğrenci için, bu çevre temel eğilimlere göre hazırlanmış sınıflardır ki, öğretmen çocuğun görsel olarak her türlü etkinliklere katılmasını sağlayacak sistem oluşturmalıdır.
Görsel kaynak öğretmeni görsel engelliler ve onların durumunu geliştirme konusunda uzman bir öğretmendir. Görsel kaynak öğretmeni belirlemek ve özel bir eğitim sistemine katılmak için
albinizmli öğrencinin ebeveynleri , İl idari eğitim müdürlüğüne başvurmalılar. Bu müracaatın anaokuluna başlarken yapılması daha iyi olur. Bazı bölgelerde sistem üç yaşındayken başlayabilir ve okul sistemi buradan bilgi sağlayabilir. ( Çeviri yapılan b